PİRANHA
Piranalar Güney Amerika’da yaşayan bir balık
türüdür. Bufalo kafalar doğal ortamlarında oksijenli sularda
yaşadıkları için akvaryumda buna dikkat edilmelidir.
Su ısısının 24 ile 26 derece olması idealdir. piranha akvaryumunun cok el
altında bir yerde olmaması iyi olacaktır. Yemlenme zamanlarındaki anlık
hatalardan dolayı ellinize saldırabilirler. Akvaryumunuzu kayalarla dekora
etmeniz daha egzotik bir görüntü ortaya çıkarabilir.
Piranha kuvvetli bir çeneye sahiptir. Alt çenesi
üst çenesinden daha önde olup üçgen ve kesici dişlere sahiptir. Doğada türü
bakımından çok çeşidi vardır. Ülkemizde ise sadece 3 / 5 çeşidi
bulunmaktadır. Piranha' ların davranışları bulundukları ortama göre
değişiklik gösterir. Piranhalar doğal yaşamlarındaki gibi her zaman
saldırganlık ve agresif davranışlar sergilemez. Ayrıca akvaryumdaki bir
piranha' yı saldırgan bir hale getirmek çok zaman alıcı bir durumdur. Piranha'
lar akvaryum bitkilerine bir zarar vermezler fakat hızlı hareketleri ile
otların sökülmesine neden olabilirler ki bu balığın et ile beslendiğini göz
önüne alırsak bitkilerin yaşamaları için gerekli olan su kimyasını dengede
tutabilmek hayli zordur. Akvaryumda beslemek istediğiniz balığınız yani
piranhanız sizi bir zaman sonra hayal kırıklığına uğratacaktır. nedeni ise
akvaryum şartlarında bakılan piranhanın bir hayli ürkek ve çekingen olduğunu
fark edeceksiniz. Bunun sebebi ise akvaryumun yanındaki yani ev' deki hareket piranhanızın ürkek olmasını sağlayacaktır. Eğer yine de bu türü beslemek
isterseniz, yalnızca bu türü beslemenizi tavsiye ederim sizlere,
Balığınızı eğer tam anlamı ile doyuramadığınızda saldırganlık göstermesi
muhtemeldir. kendinden küçük olan her c anlıyı
yem olarak algılayacaktır. Ve bu yemleri kendisinin akşam yemeği gibi
düşünebilir. Akvaryumunuzun suyunun bulanık olması balığınızın daha iyi
görmesine neden olur buda demek oluyor ki bulanık sularda piranhalar daha
iyi görürler. Piranhalar Güney Amerika’da yaşayan bir balık türüdür. Doğal
ortamlarında 12 çeşit bulunmaktadır. Bu türlerin tabi ki hepsi etçil
değildir. Bu on iki tür için de resimler dahil olmak üzere hobicilerin en
fazla tanıdığı tür karın yapısı kırmız olan türdür. Kalabalık gruplar
halinde gezerler son yapılan çalışmalar üzerine aslında pirhanaların çok
saldırgan olmadıkları yönündedir aslında incelerseniz, dış etkenlerden
korunmak için kalabalık gruplar halinde gezerler. genelde etçil olarak
beslenseler de yaralı olan hayvanları yemeyi tercih ederler. Sadece üreme
dönemlerinde sürüden ayrılırlar kendilerine saklanacak bir barınak bulduktan
sonra üremeyi net şekilde düşünürler. Yumurtlama gerçekleştikten sonra dişi
barınağı terk eder ve yumurtaları diğer ebeveyin yani babaya bırakırlar.
Yavrular doğduklarında saydam bir şekilde 2 ile 3 cm arasında olular. Yavru
piranhalar sıtma taşıyan sivrisinek lavralarıyla beslenirler. Katil ruhlu
olarak bilinir fakat bu kadar lanetlenmişliği hak etmeyen bir türdür.
Kalabalık gezerler saldırdıkları andan itibaren karşısındaki kurbanının hiç
şansı yoktur. güney Amerika' da yaşayan 30 tür piranha vardır. Bu balıkların
bir kısmı ya leş balıklarla beslenirler yada çalı karidesleri ile
beslenirler. Canlı memeli hayvan yada insanlara çok nadir saldırırlar. En
çok saldırgan oldukları dönemler yaşam alanlarının daraldığı zamanlardır.
Bu
daralma gerçekleştiği zaman birde üstüne daralan alanlarda ki balıkların ve
diğer canlıların yaralandığını düşünürsek avına saldırmaması imkansız gibi
bir durum alır. Amazon kıyısında yaşayan bu balıklardan dört tanesi kuraklık
baş gösterdiğinde sıcak kanlı canlılara da saldırabiliyor. piranhalar ne
kadar saldırgan olurlarsa olsunlar yağmurlu mevsimlerde bol besin olduğundan
dolayı oldukça sakin bir dönem yaşarlar. Bu dönemlerde yöre halkının küçük
çocukları hiç korkmadan piranhalar dolu bir ırmakta yüzüp
eğlenebiliyorlar. Gerçekten de yırtıcı piranhaların saldırganlıkları, yılın
dönemlerine göre değişkenlik gösterebiliyorlar. Dişleri Amerikan yerlileri
tarafından ok, mızrak, makas ve jilet yapımında kullanılır.
Piranhalar anavatanlarında yerleri doldurulamayan birer
sağlık elçisi gibilerdir. Eğer leş yiyen bu balıklar olmasaydı, nehrin
taşmasıyla yaşamlarını yitiren vahşi hayvanlar, suyun içinde öylece çürümeye
yol açacaktı. Ortaya
çıkan mikroorganizmalar, bu sıcak bölgelerde bulaşıcı hastalıklara yol
açacaktır, yarattığı tehdit ise görmezden gelinemez, üstelik burada yaşayan
insanların durumu da göz önüne alınırsa. Orinoco' da yaşayan bazı
Kızılderili kabileleri, suyun nehir yataklarından taştığı dönemlerde
ölülerini toprağa gömemediği için, piranhalar dan yararlanıyorlar. Guaranos
kabilesinden Kızılderililer, böyle dönemlerde ölülerini seyrek örülmüş
ağlarla suya indiriyorlar ve cesetleri kemirmeleri için piranhalara
bırakıyorlar. Çıkarılan iskeleti daha sonra tüylerle süsleyerek cenaze
törenini yapıyorlar.
Normalde
10 / 30 lu gruplar halinde gezerlerken ancak, üreme zamanlarında sürüden
ayrılırlar ve kendilerine bir saklanacak yer bulurlar. Yumurtlama
gerçekleştikten sonra dişi yuvayı terk eder ve yumurtaları baba piranaya
bırakırlar. Yavrular doğduklarında 2-3 cm büyüklüğünde ve saydam olurlar.
Küçük piranalar balıkların pulları, kuyruklarıyla ve sıtma taşıyan
sivrisinek lavralarıyla beslenirler. Piranhaların korkutan dişleri, dudak
derileriyle örtülüdür. Bu nedenle bu hayvanlar fazla dikkat çekmiyor ve
sakin bir görüntü sergiliyor. Bu deri yukarı kaldırıldığı zaman görüntüleri
tamamiyle değişmektedir. Piranha balığı ağzını kapattığında, kama şeklindeki
alt ve üst dişler bir fermuar gibi kilitlenir. Piranhalar, yiyeceklerini
yerken sergiledikleri davranışları görülmeye değerdir. Dişlerini avına
geçirdikten sonra, hızlı kuyruk hareketleriyle vücudunu oradan oraya atar ve
sahip olduğu bütün güçle eti parçalarcasına koparır. Ağzında kısa süre
çevirdikten sonra hemen yutar, sonra yeniden avına yüklenir. Böylelikle
piranha, her büyüklükte avla rahatça baş edebiliyor. Yine de suların
kralı değildir. Kaymanlar ve büyük yırtıcı balıklar için de piranhalar
lezzetli yiyeceklerdir. İnsanlar için de oldukça tehlikeli bir hayvan olan
Mata Mata adlı sukaplumbağası, balıkçıl ve nehir yunusu da piranhaları
zevkle yiyorlar. İşte o zaman ava giden avlanıyor. Düşmanları piranhaları
yerken, öldürdüklerinden iyice emin oluyorlar. Canlı bir piranhayı yemek,
daha sonra midede harekete geçen bir elektrikli estereyi yutmaya benzer. Kan
ve çürüme kokusuna karşı gösterdikleri hassasiyet de inanılır gibi değildir.
Ama bunun bir amacı var. Balçık nedeniyle genellikle bulanık olan Amazon
Nehri'nde görüş uzaklığı 10 cm bile ulaşmaz. Bu vahşi balıkların aynı
zamanda İşitme duyusu da mükemmel çalışmaktadır.
Eğer
akvaryumunuzda gerçek bir piranha beslemek isterseniz Serrasalmus Nattereri
tam sizin aradığınız bir türdür. Tabi ki burda önemli olan sadist bir
duyguya sahip değilseniz işiniz gerçekten zordur. Serrasalmus
Nattereriyi Türkiye'de bulabileceğiniz en iyi türdür. En sevdigi yemek japon
balığı veya diğer tombul balık türleridir. Serasalmus Piraya En tehlikeli
piranha türlerindendir.Bu tür Brazilya'da bulunur red piranha'nın vücüt
şekline benzeyen yapısı ve yakın renklere sahiptir. Zor bulunan bir türdür
ve profosyenellerce beslenmesi özellikle tavsiye edilir. Serasalmus Rhombeus
( white piranha ) Brezilya ve Orinico bölgesinde bulunur ve 12 ile 14 cm'e
kadar büyüyebilir. Gümüş rengi,dar bir kafası ve yassı bir vücüda sahiptir.
Üst yüzgecinden kuyruğuna kadar siyah bir sınır vardır ve kafasından sonra
kambur bir vücüt yapısı vardır. Dişleri olduğundan dolayı tehlikeli
olabilir.
Piranhaların en büyük düşmanı timsahlardır yalnız peru da doğal hayatı
tehlike altına alan petrol ve doğalgaz yatakları olduğundan bu işletmelerin
doğayı tüketmeye başlaması timsahların hızlı ölümü yol açmıştır. Tabi ki leş
yiyen pirhanalar için muhteşem bir yılbaşı masasından farksızdır.
Piranhalar için diğer iştah
kabartan en önemli unsurların başında kan ve çiş kokusu gelmektedir. Kan ve
çiş sıvısı
saldırganlık özelliklerinin öne çıkmasını sağlar. Doğal
ortamlarında bulundukları yerin yerlileri tarafında yemek için
yakalanmaktadırlar.
|